Dün patlama oldu ve onlarca kişi öldü biliyorsunuz. Bu olaylardan sorumlu olan birçok kişi var. Bunların arasında düşmancıl kuvvetler de var içten olan kişilerin beceriksizliği de var. Fakat ikisini de engellemenin yolu bu ülkenin devlet kademelerinde bir yere gelip bir yetki hakkına sahip olmak. Ve devletin bir yerine gelmek için kpss, KPSS'ye girebilmek için üniversiteye, üniversiteye girmek için YGS-LYS'ye ihtiyacınız var. YGS-LYS için de biyoloji, matematik, kimya... Yani kısacası matematik, Fen ve sosyale ihtiyacınız var. Çünkü siz dış işleri bakanı olduğunuzda bilmeniz gereken en önemli şey periyodik tablonun elektronegatifliğe göre sıralanmasıdır(!).
Lan eğer ben bu eşit ağırlık isem; hukuk, uluslararası ilişkiler vs. okuyacaksam banala ulan kimyadan? Ben ne sikimi yemeye hala ileride bir bokuma yaramayacak matematiği öğreniyorum? Bir dava çözerken avukatlara türev mi soruyorlar? Her birkaç senede bir değişen milli eğitim bakanlarımıza rağmen neden bir tanesi bile bu konuda bir atım atmıyor? Matematiğimin kötü olması benim bir büyükelçi olmama engel mi oluyor?
Bu işin bir yönüydü. Diğer bir yönü ise bunlardan benim gibi yakınan belki milyonlarca kişi olmasına rağmen hala bir tanesi de çıkıp "ulan ben bu düzeni bozarım" diyerek elini masaya vurmuyor. Siz zannediyorsunuz ki bugün yakındığınız şeyleri düzeltmediğiniz için yarın başınıza bir iş açılmayacak. Her ne yaptıysanız onu bulacaksınız ve bu olacak olanlar başınıza geldiğinde asla şikayet etmeyin! Siz bunu hak ettiniz.
Ne olur beyler bayanlar, artık şu koyunluğu, "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" anlayışını bırakın. Bakın ben bu ülkeye yararlı olacak bir iş yaptığımda sizi kurtarmak için yapmıyorum. Ben yaptığım her şeyi kendim yararıma olduğu için yapıyorum. Şu vatanımızdan bir tane daha yok beyler yapmayın böyle. "Bu ne biçim ülke aq?" diyerek yakınmak, "Ben başka ülkede yaşayacağım hacı" diye düşünmek bir gün sizin başınızı yakacak. Bu ülkenin başına bir şey gelirse sizin ellerinize düşeceğiniz ülkeler size buradakinden iyi mi davranacak zannediyorsunuz? Beyler oyun hep aynı kalır yalnızca insanlar değişir.
Bakın şimdi, Türkiye'de birçok kötü olay meydana geliyor ve birçok Batı ülkesinde meydana gelmiyor bu olaylar. Hatta sadece Türkiye değil, birçok Ortadoğu ülkesinde kötü olaylar yaşanırken neden Batı ülkeleri güllük gülistanlık? Ya özellikle bizim ülkelerde sorun var ya da asıl olay onların başının altından çıkıyor. Ama şimdi siz zannetmeyin ki güçlünün yanında yer alıp haklıyı yalnız bırakınca bu sizin faydanıza olacak. Asıl ortada onlara karşı çıkacak bir güç kalmadığı zaman onlar asıl yüzlerini ortaya çıkaracaklar.
Artık elini taşın altına koymanın zamanı gelmedi mi beyler? Başkalarının himayesine güvenmekten, "bu bunu niye böyle yapıyor?" diye yakınmaktan sıkılmadınız mı? Artık yakınmayın, artık kimsenin sizin yerinize kararları vermesine izin vermeyin ve o kararları siz alın. Tamam kardeşim kimse kolay olacak demiyor bu ancak oyunun kurallarını değiştirmek için oyuna girmeniz lazım.