25 Mart 2016 Cuma

Biliyorum

Saçmalıyorum ama bir bilseniz ne kadar meşgul bir insanım... Yani şuraya boşu boşuna bir tek Tuvaletteyken vaktimi ayırmıyorum ehehehe. Aslında derleyip de söylemek istediğim çok şey var ama yapacak fırsatım pek olmuyor. Odaklanmam gereken bir sürü başka şey var o yüzden burayı sanki içten bir dosta içimi döküyormuşum gibi kullanıyorum. En azından birisinin beni anlayacağına inanıyorum. Lan bazen saçmaladığımın da farkında değilim zannetmeyin ha. Sabahları durup durup utanıyorum yazdıklarımdan. Olur da kim olduğum ortaya çıkarsa diye utanıyorum yani yoksa bu dediklerimden dolayı uyanmıyorum ve çekinmiyorum. Ya beyler biliyor musunuz az önce Whatsapp'a (evet amına koyayım vatsep demiyorum) girdim ve "ulan biraz birileriyle konuşayım" dedim ve konuşacak kimse bulamadan geri döndüm. Belki bir kişi vardı konuşacak ama karşındaki tamamen sana inanıyor olsa bile burada içini dökmek gibi olmuyor. Şimdi bakın yine daldan dala atlar gibi yazmış olacağım ama içimde kalmasın istiyorum bir şeyler. Anlatmak için buradayım lan ben. Zaten kimseyi zorlamıyorum okusunlar diye. İstemiyorsanız okumayın yani. Neyse beyler ister inanın ister inanmayın ben saf birisiyim. İnsanlara çabuk güvenirim ve iyi, yumuşak kalpli biriyim. Ve bu yüzden insanlar bu "zayıflıklarımı" bana karşı kullanmasınlar diye tamamen zıt bir karakter süsü veririm insanlara. Orospu çocukları benimle konuşurken korkar, çekinirler. En sevdiğim yanı da ne biliyor musun? Her ne kadar benden çok daha aciz ve acınası bir yaratık olduğunu bilse dahi bunu kabullenemeyecek kadar egoist olduğu için "yıkılmadım ayaktayım" mesajı vererek konuşmaları. Ben onlara sert oldukça benimle muhattap olmuyorlar ve çekiniyorlar ki ben yine de yumuşak kalplilik edip bazen acıyorum onlara. Peki sizce bir sonraki konuşmamızda ne oluyor? Tabii ki de o yumuşak davranmamın cezasını çekecek şekilde laubali davranıyorlar. Lan orospu çocuğu sen kimsin? Kimsin lan yarraam? Ulan benimle o şekilde konuşma hakkını nereden buluyorsun? Benden üstün değilsin işte gerizekalı. Bu da size tavsiyem olsun. Götünüzü açıp önünüze gelene vurdurarak en iyisini seçmektense gözlemleyip en iyisini bulun. Yani seçici davranın. Ulan beş para etmez insanların götünü kaldırmayın. Doğaya karşı geliyorsunuz lan. Yapmayın olum bırakın elensinler. Bırakın da bu şekilde bir acilziyetle yaşamanın onlara bir şey katmayacağını görsünler. Kendini yüceltmek için başkasını ezen orospu çocuklarının toplum içinde değer görülen kimseler olmasına izin vermeyin. Siz onlara değer vermeyin beyler, yapmayın bunu. Onları yüceltmeyin bu sizi yüceltmeyecek çünkü. Sizin kim olduğunuzu toplumun sizi Nasıl gördüğü belirlemez. Kimseye kendinizi kanıtlamak zorunda da değilsiniz. Bırakın sizi ezik ve içine kapınık biri sansınlar. Zaten onların düşüncesine göre eğer siz onlar gibi değilseniz değişik ve aciz olan sizsinizdir, onlar değil. Merhamet etmeyin orospu çocuklarına çünkü hak etmiyorlar. Beyler geçen düşündüm de eğer bir eğitim sistemi kursaydım insanların karakterini eleştirip sadece belirli standartlarda olan insanların eğitimine devam etmesine izin verirdim. Ama sonra aklıma geldi de "peki geri kalan ayak işlerini kim yapacak?" Yani benim dediğim şekilde birçok kalifiye eleman yetiştirebilirsiniz ama bir amele yetiştiremezsiniz. O yüzden bir nevi bu eğitim sistemini seviyorum. Hak eden hak ettiğini alıyor. "Sizin başınıza gelen her türlü kötülük ancak kendi ellerinizle yaptıklarınızdan dolayıdır"
-Beyler bazen düşünüyorum da: bu dünyadaki zorluk hiç bitmeyecek. Tamamen çile, sabır ve emek. Düşünüyorum bunlara nasıl dayanacağımı taa ölene kadar. Zor be... Sonra düşünüyorum "başka ne yapabilirim?" diye. Başka bir şey yok. Tek varacağımız yer Allah'ın yanı ve bu boktan hayattan kurtulup da sonunda huzura kavuşmanın tek yolu O'nun emirlerine uymak. Bu hayatı ben seçmedim, bu çileyi çekmek istemedim, eskiden hiçbir şeyden haberim yokken ve mutlu mesut yaşarken birden Allah'ın yoluna uyup da binlerce çile ve acı ile karşılaşmayı ben istemedim. E ne yapayım? Ben istemedim diye gidip ağlayayım mı? Peki ağlayayım, peki ne zamana kadar? Eğer bütün hayatım ben öldüğüm Zaman boşa gidecekse zaten yaşamamın bir anlamı yok amına koyayım. Hele ki böylesine kasıp da onca güzelliğe ve elde edebileceğim imkana rağmen zorlu ve çileli olanı seçmek tamamen aptallık olurdu. Banane amına koyayım siktiğimin fakirinden, yetiminden... Ben mi dedim lan fakir ol diye? Banane ulan hangi dişinin ben onu sikip attıktan sonra hayatının mahvolacağından. Ben işime bakarım amına koyayım. Hayatımı yaşar, siksen 80 sene sürecek şu hayatımda tadabildiğim kadar zevk almaya bakarım. Niye kasayım lan ben? Kime beğendireceğim kendimi? Sen doğru dürüst bir adam olunca plaket mi veriyorlar? Hayır amına koyayım tam aksine sanki sen değişiksin gibi, sen gerizekalıymışsın gibi senin ezik birisi olduğunu zannediyorlar. Eziliyorsun ve çile çekiyorsun. Senin boş yere kürek çektiğini söylüyorlar kendilerinin yapmadığını şeyleri sen yaptığın için ve bundan dolayı oluşan vicdan azaplarını senin yaptığın işi ayağa alarak gizleyebildikleri için. Lan o değil de diyelim ki yaptım bunu ve tamamen kendimi zevk için yaşayan birine dönüştürdüm. İyi de bitiş çizgisi neresi olacak? Nereden sonra "oh amına koyayım artık bu kadar mutlu olduğum yeter. Bu bana yeter" diyeceğim? Fıtratımızda yok ki durmak ve tatmin olmak. Bir süre sonra yaptığım hiçbir şeyden zevk almamaya başlarım. Gündelik işlerim de bana zevk vermez tamamen zevkte son çıtaya ulaştığım şeyler de bana zevk vermez yeterince. Bitmez ulan bitmez... Arif'in Manchester'a attığı golü ararken işemeli sıçmalı pornolarda bulursun kendini. Çünkü hep daha fazlasını istersin. "Hmm bu güzelmiş" deyip açtığın pornonun önerilenler kısmındaki pornolar senin daha çok ilgini çeker veya açmadığın diğerleri aklında kalır ve asla ama asla durmazsın ta ki bir süre sonra bu sana acı vermeye başlayıp da "yeter amına koyayım birine açıp boşalayım da bitsin" diyene kadar. Aynı şekilde bir süre sonra hayattan öylesine zevk almazsın ki kendini sorgularsın. Olum bu kadar mükemmel bir şey olabilir mi amına koyayım? Tamamen dibe vurmuş bir herif için dahi Allah böylesine mükemmel bir sistem kurmuş. Sen her boku yedikten sonra bile -ki özellikle o sırada tamamen boku yiyip de aslında kendini sandığın kadar mükemmel olmadığını anladığında iyi bir şekilde düşünebilirsin ve kendini sorgulayabilirsin-  "ne yapıyorum lan ben?" diye düşünürsün. 
Lan o değil de bir dişi gördüm. Çok güzel lan. Ne bileyim sanki diğerleri gibi değildi gibime geldi. İyi niyetli olabileceğini düşündüm. En azından sırf elinde yeterince güç olmadığı için "aciz çocuq" ayaklarında pusuya yatıp uygun bir fırsatı bekleyen biri olmadığını düşündüm. Gerçekten diğer insanlardan aklını kullanarak uzak durduğunu ve kendisinden alt düzeyde insanlarla muhattap olmadığını düşündüm. Öyle düşündüm ama sen gittin orospu çocukları ile konuştun lan. Neden yaptın lan bunu? Gizliden gizliye neden onlara sevgi besledin? Neden içindeki kötülüğü dışarıya vurmuyorsun lan? Ulan bok mu var da onlarla görüşüyorsun? Hayır, sen de onlar gibisin. Ah ulan, ne kadar güzeldin amına koyayım. Benim gibi birinin sürekli sana bakmasını ve seni izlemesini sağladın. Kusurlarını görmezden gelmeye çalıştırttın beni. Lan zaten senin gerçekten iyi biri olduğuna çok düşük bir ihtimalle inanmıştım ama "belki" dedim işte. Bilmiyorum açıkçası aynı ortamlarda pek bulunmuyoruz. Biliyorsun ben meşgul biriyim ve vaktimi tamamen seni gözlemekle harcayamam. Ama bilsen nasıl da harcamak isterdim... 
Ulan bir de bir cins var. Bunlar namuslu ayağına yatıp da her ortamda bulunan ve her türlü erkekle içli dışlı olanlardır. Lan bak yanlış anlayıp da beni yobaz biri sanmayın çünkü beni sırf bunu söylediğim için yobaz biri zannediyorsanız asıl yobaz olan sizsiniz. Ben bunu Pandora'nın Kutusu İle de açıklayabilirdim ve o zaman köpek tarafınız ağar basar, boyun eğerdiniz. Bakın beyler eğer bir dişi uysal görünüyor da hiç de uysal ve iyi niyetli olmayan kişilerle takılıyorsa bir bokluk vardır. 
-Sikerim lan... Dişi hala aklımdan gitmiyor. Ulan aklımda o dişiyle ilgili pek bir şey kurmadım ki yani. Hayır yani bu kadar takıntılı hale getirmiş olmam değişik. Bu nasıl bir his amına koyayım böyle lan? Ben öyle dediğim gibi sert biriyim. İnsanlar arasındayken falan zayıflık göstermemeye çalışırım ancak bu dişiyi gördüğümde sendelemiştim bir keresinde. 
-Bilmiyorum hala neden yazdığımı lan. Bir de sanki birisi okuyormuş gibi ifşa olmaktan korkuyorum. 
-Neyse yatayım ben artık. Yarın da diğer günler gibi yoğun bir gün beni bekliyor. İyi geceler size. 





22 Mart 2016 Salı

Ayrı ve bitişik yazılan "de" ve "ki"

Ulan yıllardır şu konuyu hala hocalar "cümleden çıkarınca anlam bozulmuyorsa ayrı yazılırken" şeklinde öğretiyorlar. La olum bir ben mi bu ayrı yazma olayını anlamdan anlayabiliyorum? Hayır diğer herkes salak mı? La abartılacak bir şey değil ki bu. Bir şeyin ayrı mı yoksa birleşik mi yazılacağı cümlenin gidişatından ve söylenişinden anlaşılır. 
Mesela siz "evdeyim" derken "deyim" kısmını ayrı mı yazıyorsunuz? Peki ayrı mı okuyorsunuz? Hayır çünkü birleşik okunduğu için birleşik yazılıyor. Mesela "o günde Ali de gelecek" diyorsunuz mesela. Demek istediğiniz şey o günün içinde Ali'nin bir yere geleceği. O zaman siz bunu ayrı yazamazsınız. Yani siz "o gün de" diye mi okuyorsunuz bunu? Bir de "Ali de" kısmı var. Siz şimdi "evde" sözcüğünü okuduğunuz gibi "Ali de" sözünü de mi bitişik okuyorsunuz. İlla ki bir okuma farkı vardır arada. Aynı olay Ki'de de var. Mesela "evdeki" derken bitişik yazılır çünkü konuşurken öyle diyorsunuz. 
Yani böyle basit bir olayı niye böylesine dallandırıp budaklandırarak anlatıyor bu hocalar? Lan bakın size bir ipucu vereyim. Eğer bir hocaya soru sorduğunuzda size ezbere bir şekilde bilimsel şeylerden konuşuyorsa ve sorunuza açık bir cevap vermiyorsa %90 o hoca işini adamakıllı yapamıyordur ve o kusurunu örtmek için de saçmalıklarını bilimsel şeylerle süslüyordur. Bunu birçok kişi anlamasına rağmen ne acıdır ki din adamlarının da aynı şekilde saçma sapan ve basitçe anlatılabilecek şeyleri milyarlarca Arapça Farsça kelimelerle süslediklerini görürsünüz. O değil de yeri gelmişken sorayım: Madem Arapça çok karışık ve farklı anlamlara gelerek asla tam olarak çevrilemeyen bir dil ve bu yüzden Kuran'ı Türkçe okuyamıyoruz. O halde neden "Arapça" olan hadisleri okumayı bırak ezberleyene cehennem ateşini haram kılıyoruz? Ha dur, sen bu sorunun cevabını bilmezsin. Sen bunu bir alime sor. Pardon pardon ben sorayım. Çünkü sen bu soruya asla bir cevap aramayacaksın. Bu arada "alim" derken senin alim kabul ettiğin kişiyi kastediyorum tabii ki. Çünkü her ne kadar 2 kişiden 4'ünün de "alim" olarak kabul ettiği kişiler ayrı ve birbirinin düşmanı olsa da en doğrusunu seninki biliyordur. Ha bir de "bu kadar insan salak mı o Zaman?" Diye bir soru vardır. 2 cevap vereyim sana. Birincisi Galileo haksızdı da dünyanın geri kalanı mı doğruyu biliyordu? İkincisi de şu an Müslüman nüfus mu daha çok Hristiyan mı? Hristiyan nüfus daha çok tabii ki. O halde sen dinini değiştir. Çünkü onlar çoğunlukta. 




21 Mart 2016 Pazartesi

Sa beyler

Herhalde hala benim bu blogu amme hizmeti için açtığımı zannetmiyorsunuz. Açsam dahi şu an sizin için sikimi dahi kaldırmazdım. Bugün mescide namaz kılmaya gittiğimde dahi oturduğum yerden kalkana kadar 5 dk falan harcadım. Ki bu iş doğrudan beni ilgilendiren ve kimsenin sikik egosuyla, tavırlarıyla, karı gibi trip atışıyla uğraşmadığım bir işti. Ulan bir insana Allah rızası için yardım etmek mesela Allah'ın yolunu tebliğ etmek cihaddır. Ama siz hala İşid'in yaptığını cihad zannediyorsunuz. Gerçi bildiğim kadarıyla 4 mezhebe göre onların yaptığı cihad ancak ben onlarla ilgilenmiyorum şu an. Neyse işte yaraklarım her ne kadar cihad olsa da o karı gibi nazlanışlarınızı, o güç açı, söylediklerimden zerre bir şey anlamayıp ne dersem diyeyim yine kendi kafasındakini izleyen suratlarınızı gördükçe içimde bir iğrerti oluşuyor. Kendime kızdığım oluyor "niye vaktini harcıyorsun?" "Değer mi?" diye. Değecek mi değmeyecek mi Allah daha iyi bilir. Ben de zaten tüm insanlığı kurtarayım da her sene filmimi çeksinler, sözlerimi siyah arkaplanda önemliymiş gibi göstersinler demiyorum ki. Benim tek isteğim kurtuluş. Bakın Allah'ın rızası demiyorum ben o mertebeye erişmedim. Ben henüz aciz herifin tekiyim lan. Zaten benim durumumda olan ve çok fazla zevk açığı olan bir insandan ne beklenirdi ki? Başım ağrıyor. Ağrıyor ancak dopaminsizlikten amına koyayım. Ve biliyor musun şu an mükemmel hissediyorum. Şu hissi seviyorum işte orospu çocuğu. Ancak tahminimce Allah'ın emrine uyarak nefsimi arındırdıkça bu hissi bile yaşamadan saf bir istekle Allah'a yöneleceğimi umuyorum. Ki aylardır mal gibi yatan biri için büyük bir istek bu. Ha ben mütevazilik yapmıyorum şu an ama yalan da söylemiyorum. Aylardır bir bok yediğim yok pek fazla. Bir nevi de bu yüzden buraya yazıyorum. Yardım edin biriniz bana lan. Bilmiyorum, belki de sevgidir ihtiyacım olan. Biliyor musun en küçük bir muhabbet edebileceğim insan, ortam bulunca tutamıyorum kendimi patlıyorum. Konuşuyorum onunla. Ben basit bir zevk aramıyorum. O bana huzur da vermiyor zaten. Sikmişim pornosunu da mastürbasyonunu da amına koyayım. Onlar beni mutlu etmiyor. Beni mutlu eden şey uğruna ter döktüğüm ve karşılığını aldığım ödüller. Bir insanla muhabbet etmek buna örnek. Bu yüzden de işte bir kadın arıyorum. Ha niye kadın derse şöyle: Şimdi normalde bir insan benim boktan dertlerimi siksen dinlemez. Ben de seninkini dinlemem ancak bir dişi, sana gerçekten değer veren bir dişi zaten doğal olarak seninle ilgilenecektir. Lan mal herifler bir dişi sadece sikip atmak için yoktur. Hayvan değilsiniz lan siz. Duygularınız var sizin. Onlar aynı zamanda size destek olmak için var. Siz de aynı şekilde onlara destek olmak için varsınız. Allah boş yere insanları çift olarak yaratmadı herhalde. Yazdıkça ağrım artıyor biliyor musun? Peki niye yazıyorum biliyor musun çünkü biraz rahatlatıyor beni. Birisi beni dinliyormuş gibi hissediyorum. Oysa milyonda bir herif belki beni gerçekten takar. Geri kalanınız belki günün birinde ünlü falan olursam diye "qanqi gel seni bir siqem çok iyi gelir" ayağındasınız. Gerçi ünlü olmazsam da yazmazsınız ya bir şey. Neyse... Bugün espri yapmak gelmiyor içimden. Yorgunum herhalde. Ama beyler garip bir şey var ki sıçarken daha iyi yazıyorum. Bir tek bacaklarımın uyuşması işi bozuyor. 
-Bugünlük de bu kadar işte dostlar. Çıkayım ben artık tuvaletten. Yine bu saate kadar kaldım (23.36) yarın da uykusuz kalacağım herhalde. O değil de hatırlatın da bir ara ölüm korkusu üzerine de yazayım. 
Not: O değil de ben de mi ünlü olup Edip Yüksel ile video çeksem? 
Not 2: Fırsat buldukça Edip Yüksel'i de Cemre'yi de takip ederim. Yani hakaret etmedim hakim bey. (Gerçi Edip Amerika'da ehehehe) 




20 Mart 2016 Pazar

Hayırdır?

Ne o kardeş baktın kimse siklememiş blogu  diye sen de mi değersiz ve aptalca şeylerden bahsettiğimi sandın? Ah, kendini suçlama be. İnsan psikolojisi işte... Şimdi diyorsun ki "kim ulan bu?" ben de diyorum bazen "kimim lan ben?" diye. Düşünüyorum... "Aptal mıyım?" "Kendimi abartıyor muyum?" abartmıyorum lan. Biliyorum ben aptal değilim fakat mükemmelim demek de korkutuyor beni. Belki de bunu söylememeliyim zaten. Mükemmel olmadığımı her an bilmeliyim elbette lan ama ben bundan bahsetmiyorum ki. Ben kendi değerini bilmekten, kendini aciz görmemekten bahsediyorum. Şeytan bana kendi potansiyelimi yok ettirmeye çalışıyor gibime geliyor. Sanki ben aptalmışım gibi hissettirmeye çalışıyor. Lan bence insanların birkaç kişiliği olabilir. Misal ben kendimi kaybettiğinde şu anki adam olmuyorum. O farklı biri, o ben değilim. O anlarda ne böyle düşünebiliyorum ne de yazabiliyorum. Geçenlerde mesela bir şey yazayım dedim. Sonra baktım salak salak konuşuyorum amına koyayım. Aklım yerinde değil ki. Sanki uyuşturucu almış biri gibi konuşuyorum (not: uyuştucu almıyorum amına koyayım şimdi meraklanmayın ehehehe)
Bir test yapıyorlar. Aynı şaraptan 2 farklı bardağa koyup birisine 10 birisine 70 dolar diyorlar (farklı da olabilir amına koyayım nereden bileyim ben ezberlemedim ki) sonra bunları insanlara tattırıyorlar. İnsanlar diyorlar ki "Hmm bu ne güzel bir siyah. Yeni mi?" Onlar diyorlar ki "eheüehehe yok canım Persil ile yıkadık" sonra diğer reklam geliyor. Dur, böyle değildi... (Bunu da önceden Cem Yılmaz yapmıştı şimdi ben yapınca komik olmaz ehehe). Neyse işte tahmin ettiğiniz üzere insanlar 70 dolar olanın daha iyi olduğunu söylüyorlar. Mantığın o mantık işte kardeş. Belki de porno ararken geldin bloguma ama farketmez. Ben zaten öncelikli olarak sana yardım etmeye gelmedim buraya. Sosyal yardımlaşma uzmanı mıyım ben? Ben içimi insanların da görebileceği bir şekilde dökmeye geldi buraya. Kim bilir ula, belki de egom azıcık tatmin olsun diye yapıyorumdur (yalan amına koyayım. Adam bunları yalnızlıktan yapıyor). En son ne zaman ağladım lan ben? Sikeyim oğlum ben insanlarım önünde öylesine zayıf bir duruma düşmek istemem ama bir kız (sadece bir kız amına koyayım ulan. Ne kadar ulan bir kız?) eğer omuzuma başını koyup ağlasa hönkürerek boşalırım herhalde şu an (o manada değil aklın dengesini siktiğim sevgi manasında boşalırım diyeceğim de anlamazsın neyse). Bir kız bile bana değer vermedi qanqiler :'((( 
-Neyse lan ben artık tuvaletten çıkayım. Ne de olsa bir gün şu an saçmaladığını düşünsen da eğer ünlü olursam "vay amına koyayım adam ne yazmış be" diyeceksin. 
Amına koyduğunun güç manyağı materyalist orospu çocukları sizi... 

19 Mart 2016 Cumartesi

Umutsuzluk

Her zaman kötü bir şey değildir beni birçok zaman kafayı yemenin eşiğinden kurtaran şey buydu. Çünkü bu sayede it gibi kapana kısılmışken tek kurtuluş yolumun ve dosdoğru yolun Allah'ın yolu olduğunu biliyordum. 
İnsan umutsuzluğa düştüğü vakit anlar birçok şeyi. Bu olay Kuran'da da birçok kez geçer. Hani insanlar denizde bir fırtınaya yakalandığında hemen Allah'a yakardıklarından bahseder ya Kuran, aynı olay işte.
 
"İş, sanıldığı gibi değil! İnsan gerçekten azar:
Kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görmüştür.
Oysaki, dönüş yalnız Rabbinedir!"  Alak 6-7-8

Sırf insanlar ne kadar aciz ve yardıma muhtaç olduklarını anlasınlar diye Allah onları bazen sıkıntıya sokar hatta. Hani şu ilk yazım vardı ya 'Ne olacak biliyor musun?' diyen işte orada benim amacım da acizliklerinizi yüzünüze vurup belki, bir ihtimal ne kadar aciz olduğunuzun farkına varmanızdı. Bu şekilde kendinizi mükemmel görmeyi bırakıp sonunda sorgulayacağınızı umdum.

Bataklık

Beyler hepinizin bir sınırı, "yapmayacağım" dediği şeyler vardır. İnsan olduğunuz üzere belki o sınırlarınızı aşabilirsiniz fakat ne yaparsanız yapın o şeyi yapmaya devam etmeyin. Siz aynı hatayı tekrarladıkça zaten boktan olan durumunuzu daha da kötü yaparsınız. Ve buna devam ettikçe sizi uyuşturacak dozlar daha da artar. Yani o an yaptığınız iş de sizi kesmeyince daha kötülerine yönelirsiniz. Olayın mantığı şu: Siz yapmamanız gereken bir şeyi yaptığınız andan itibaren şeytan size umutsuzluk vermeye çalışır ve verir de zaten genelde çünkü o anlarda zayıf olursunuz. Ve siz bu umutsuzlukla beraber zincirleme olarak o acınızı unutmak için sizin zihninizi uyuşturacak başka şeyler ararsınız ve bu asla durmaz. Ancak bir süre sonra yaptıklarınız size acı vermeye başlar o an anlarsınız tek kurtuluşunuzun eski halinize dönmek olduğunu. Unutmayın nereden itibaren bırakırsanız yapmamanız gereken şeyi o andan itibaren artık başka bir kişi olursunuz ve siz olmadığınız bir kişiden dolayı kendinizi yargılamamalısınız. Bunu yapmayın çünkü şeytan size sürekli umutsuzluk ve başaramayacağınız duygusunu aşılayacaktır. 
"Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü, Allah'ın rahmetinden de, küfre sapanlar topluluğundan başkası ümit kesmez" Yusuf-87

18 Mart 2016 Cuma

Görmezden Gelmek

Beyler eğer size yıllarca bir şeyler öğretmeye, ders vermeye çalışsam herhalde verebileceğim en büyük ders önemli şeyleri görmemezlikten gelmemektir. Fakat şimdi ben böyle dediğim zaman yine kendi kafanızdan "önemli-önemsiz" diye ayırımlar yapacaksınızdır. O yüzden şöyle düzelteyim: Hiçbir şeyi görmemezlikten gelmeyin. Adamakıllı her şeyi düşünün taşının ve "gerçekten" önemli olup olmadığına, o olmazsa ne olacağına, sana ne katacağına, sana ne kaybettirdiğine bakın. Misal şöyle bir örnek verelim: Khal diye bir herifimiz olsun. Bu herif şişman ve bunu takmıyor(!) bunun yerine bunu kabullenmiş ve bundan utanmıyor havası veriyor insanlara. Şimdi aklınız karışmasın bir insan şişman olduğu halde kendine güvenebilir ve bundan utanmayabilir ancak bu, onun bu olayı görmezden gelmesini gerektirmez. Ki şişman kişilerin 3'te biri bunu takmıyormuş gibi düşünür 3'te biri bunun için çabalayacağını söyleyip hiçbir şey yapmaz ve son 3'te biri ise bunu gerçekten değiştirmek için çabalar. Yani demem o ki yaptığınız şeyleri sorgulayın ve düşünün. Sigara içiyor ve "ne var aq içen de ölüyor içmeyen de" diyorsanız bir düşünün derim. Gerçekten bu sebepten dolayı mı böyle diyorsun yoksa götünü kaldırıp da bu konuda kendini yormamak için mi böyle saçma bir bahane buluyorsun? Böyle kişilere genelde "o zaman şu camdan atla, zaten öleceksin" denir ve çok mantıklıdır ancak bu kişiler zamanla bu cevabı ayağa alarak sanki bu cevap bir saçmalıktan ibaretmiş gibi olayı önemsizleştirdiler. Yani siz birine artık böyle bir şey derseniz "he aq" der geçer size.
Sorgulayın beyler sorgulayın. Hayatınızın bir anlamı olsun. Düşünün, bu herkese verilen bir nimet değildir. Düşünün "bu blog bana ne katacak?" "buraya girsem ne olur girmesem ne olur?" diye. Yolda giderken markette durup da o çikolatayı almanızın size ne katıp ne kaybettireceğini düşünün ve onu yedikten sonra çöpünü yere atıp atmamanız gerektiğini düşünün. Düşünün ki size verilen bu nimetin bir değeri olsun.

Tavsiye

Beyler tamamen kendi yaşadıklarım ve duyduklarıma dayanarak söylüyorum ki bir güne nasıl başlarsanız gerisi de büyük ihtimalle o şekilde geçiyor o yüzden sabahları iyi bir şekilde güne başlamanız önemli.
1-Kalktığınız zaman adamakıllı bir kahvaltı yapın saçma sapan poğaça, simit ile geçiştirmeyi kahvaltınızı.
2-Enerjinizi yükseltecek bir şey varsa onu yapın. Misal şarkı dinlemek olabilir ancak hüzünlü bir şarkı olmasın bu çünkü bu yaptığınız işin mantığına ters düşer. Sizi neşelendirecek bir şarkı olursa iyi olur böylece enerjiniz yükselir ve enerjiniz yüksekken bu bütün işlerinize yansır. İnsanlarla konuşmaktan gün içinde yaptığınız işlere kadar size birçok katkısı olur. Ha bu arada unutmadan söyleyeyim ki hüzünlü, depresif şarkıları dinleyip de kendi beyninizi kendiniz sikmeyin. Bu size kendinizi kötü hissettirebilir, zaten kötü olan ruh halinizi daha da kötü bir hale getirebilir. Yani neşeli şarkılar dinlemeye çalışın daha doğrusu sizi neşelendirecek şarkılar dinleyin. Ben Dupstep dinlerim genelde.
3-Uykunuzu iyi alın. Uykusuz iseniz bu bütün işlerinize gayet olumsuz şekilde yansıyacaktır. Adamakıllı uyuyun işte ve güne dinç başlayın. Eğer yorgunsanız ses tonunuzu dahi ayarlayamayabilirsiniz ve düşük bir ses tonu ile konuşarak karşıdaki insanın da kendinizin de enerjisini düşürür onu kendinizden soğutursunuz.

Valla ben daha uzun şeyler gelir aklıma diye düşünmüştüm ama pek bir şey gelmedi aklıma ancak 2. maddenin önemini vurgulamak isterim çünkü enerjiniz yüksek şekilde güne başlarsanız bazı olumsuz şeyleri görmezden gelmekte rahat edebilirsiniz.
Ha durun bir de video atayım o adamı da dinleyin. Videoyu az ingilizceniz varsa az çok anlarsınız herhalde. Benim de aman aman bir ingilizcem olmamasına rağmen anladım yani.
https://www.youtube.com/watch?v=jjDmhNBtEfU
Not: Bu adamı takip etmiyorum. Sadece videolarına denk geldim.

Ne olacak biliyor musun?

Hani hayalini kuruyorsun ya "ben şu üniversiteyi kazanacağım" "ben şu işe gireceğim" "ben ileride iyi bir iş adamı olacağım" diye. İşte, bunların hiçbirini yapamayacaksın. Çünkü sen ömrün boyunca yalnızca hayal kurmaya programlandın. Bunun dışında bir şey yapmak senin genlerinde yok. Sen yalnızca konuşur ve hayal kurarsın ancak iş gerçekten ciddiye bindiğinde mutlaka bir bahane bulursun. Senin baban bu yüzden asla terfi alamadı ve almayacak, bu yüzden fakirsiniz ve durumunuz hiçbir bok yemeden sırf menfaat için birilerinin götünü yalamadıkça değişmeyecek. Ve sen genlerinde olanın ötesine asla geçemeyecek kadar gerizekalı ve beceriksizsin. Bunu yapabilecek kapasiten olduğunu dahi sana unutturduklarını aklına getiremiyorsun. Senin için önemli olan tek şey bir hayvan gibi yaşamını sürdürebilecek kadar para, o hiçbir boka yaramayacak ve yalnızca koyun olacak bir çocuk ve o çocuğunu yaptığın sırf toplumun sana dayatmasıyla "evlilik bir zorunluluktur" safsatasına kanarak evlendiğin, genleri ve içi en az senin kadar bozuk bir kadın bulmak olacak. Siksen 5 dk sürmeyecek ve karının triplerine göre çok nadir olacak olan o "seks" anlarınız için evlendiğin o kadın senin hayatını ömrün boyunca sikecek. Çünkü sen o kadınla yalnızca sikine sokacak bir delik olsun diye evlendin ve senin baban da öyle yapmıştı, deden de büyük büyük deden de... Ömrün boyunca yapabileceğin en büyük değişiklik nüfus sayımlarındaki birkaç sayıdan ibaret olacak ve sen de bir istatistik olmaktan öteye geçemeyeceksin seni aciz ruhlu orospu çocuğu. Ve biliyor musun o üniversiteyi neden kazanamayacağını? Hayır, o sene sınava iyi hazırlanamadığın için değil henüz ilkokuldayken, derslerine çalışman gerekirken o sınıfındaki kızın bacaklarını düşünerek her gün onlarca posta attığın için olacak bu. "Bu son" diyerek, yapman gereken işlerin varken sırf sikik popülarite akımına kapılarak ve millete yaranma, cool görünme amacıysa içtiğin o sigaralar yüzünden olacak bu. Ama hayır bu, sen son sene sınava yeterince hazırlanmadığın için değil, kardeşin de gürültü yapmadı hayır, sen sandın ki geçmişte yaptıklarından bağımsız bir hayat sürüyorsun. Hayır orospu çocuğu her ne bok yediysen geçmişte, hepsi sen geberene kadar arkandan gelecekler. Ve biliyor musun ben aslında senden bahsetmiyorum. Evet aslında senden bahsetmiyorum, o sırf ortamın popüler elemanlarının kendi statülerini yükseltmek için ezdikleri ve senin de sırf onlara yaranıp kendi sikik otoriteni yükseltmek için ezdiğin o heriflerden bahsediyorum. Hayır sen mükemmelsin çünkü, sen harikasın ve hiçbir kusurun yok. Kendini bununla kandırmaya devam et. Belki de sen geberene kadar bu düşünce senin ne kadar boktan bir hayatın olduğunu unutmanı sağlar da çekeceğin acı azalır. Fakat hayır, sen o filmdeki baş rölsün değil mi? Bütün olay senin üzerine kurulu ve her ne olursa olsun bir şekilde işler yanına kalacak değil mi? Ah, tabii ki öyle olacak çünkü sen özelsin değil mi?