Belki de sen beni çok basitçe affedecektin ilk başta. Veya sen şu an çoktan bitirmişsindir belki. Yahut da geri döndüğünde beni affettiğini söyleyeceksin ama bana korktuğunu söyleyeceksin, bir daha bana güvenmekten, benim senin kalbini kırmamdan... Ve ben sana asla senin kalbini bir daha kırmayacağımı söylediğimde, bunu sağlamak için elimden geleni yapacağımı söylediğimde pek inanmayacaksın belki de... Ama bu böyle. Elimden gelen her şeyi yapıyorum, yapacağım ve yaptım. Asla bir daha böyle bir şey yaşamamak için elimden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorum şu an. Biliyor muydun çarşamba günü psikoloğa gittiğimi? Gerçi ilk başta psikiyatriste gittim ama oraya ayda en fazla 1 kez gidebilirmişim. Yani beni psikoterapiye yönlendirdi. Ben de psikolojik danışmanlık servisine gittim okulun. Direkt başlatmadılar beni, ben aslında buna hazır olmama rağmen... Bir form doldurdum ve hala bana geri dönüş yapmalarını bekliyorum. Direk olmuyormuş zaten. Aslında biliyor musun, onlarca kez aklıma geldi bir psikoloğa veya psikiyatriste gitmek. Ama her seferinde bu olayları kendim çözebileceğime inandım yahut da pek umursamadım. Ne kaybedecektim ki en fazla? Birkaç arkadaş mı? Yoksa ailemle mi pek yakınlaşamayacaktım? Bunların hiçbirinin korkusu beni psikoloğa yönlendirmedi. Yalnızca seni kaybetme korkusu, senin kalbini bir kez daha kırmak korkusu gönderdi beni oraya. Çünkü bu sefer seni kaybedebilirdim. Ve belki de çoktan kaybetmiş de olabiliim... Bilmiyorum. Ve o kadar acı çekiyorum ki... Sana “Sana zaman vermek istiyorum.” deyip de yine de affetmeni istemem çok komik değil miydi? Çok acılıydı aslında... Beni oraya acım, korkum sürükledi. Seni kaybetmek korkusu sürükledi. Beni mantığımla davranmaktan alıkoyan şey buydu. Ben de korkuyorum ve acı çekiyorum. Son günlerde hiçbir şeye odaklanamamamın, mutlu olamamamın, adamakıllı gülümseyemememin bir sebebi var. Seni kaybetmekten korkuyorum. Belki de seni korkutuyorumdur şu an. Creepy gibi görünüyorum sanırım şu an. Özür dilerim, ben de sana çok bağlanıyorum. Çünkü çok fazla bağlanıyorum. Çok fazla... Hiçbir zaman ayrılmak istemiyor ve hiçbir zaman seni üzmek istemiyorum. Ve her zaman yanında olmak her zaman seni mutlu etmek, mutlu görmek istiyorum. Vakit mi geçirsem dedim acaba arkadaşlarımla sürekli seni kaybetmiş olabileceğim, yaşadığımız onca güzel şeyi bir kez daha yaşayamamak korkusu her an aklıma gelmesin diye. Olmadı ama... Yine her an aklıma sen geliyordun. Hiçbir şekilde de çıkmıyorsun. Senin elini bir kez daha tutamayabileceğim fikri çıkmıyor aklımdan. Dudaklarını bir kez daha öpemeyebileceğim ve saçının kokusunu bir kez daha içime çekemeyebileceğim...
Çok mu bağlanıyorum? Çok bağlanmamalı mıyım? Çok mu abarttım? Sıkacağım sanırım seni. Seni de sıkacağım...
Özür dilerim, ben sevdiğim zaman vazgeçemiyorum. Hep seninle olmak istiyorum.
Özür dilerim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Burada yapılan her türlü yorumun sorumluluğu yorumu yapan kişiye aittir ve ben kendi yapmadığım hiçbir yorumdan sorumlu değilim.